Evliliğe pek sıcak bakmıyorum.
Kızlar ellerinden tuttukları her adamla evlenme hayalleri kuruyor. Adamın soyadını alıp kendi soyadının yanına koyuyor. Her gece sarılıp uyumaktan bahsediyor ( saftirik aynı yatakta sarılıp uyumak için yatılmaz, hatta hangi adam bunu sana derse topukların popona vurarak kaç, adamdan hoşlanıyorsan kaçma ama :)
Aslında kafasını kaldırıp annesinin durumuna baksa hemen vazgeçeçek evlenmekten. Annesi yemekten, bulaşıktan, çamaşırdan, ev temizlemekten kafasını kaldıramaz. Kendisi de daha fazlası olamayacak.
Tamam aslından ben size başkalarını değil kendimi anlataağım.
Ben evlilikten kaçtıkça o benim peşimden koştu. Çok fazla parada pulda gözüm yoktu ama o sadece bir garsondu. Benim ise hayallerim vardı. Üniversite öğrencisiydim. Okulumu bitirp iyi bir iş sahibi olacaktım.
Madem üniversiteliydin bir garsonla neden beraberdin diyebilirsiniz. Evet beraberdim çünkü ona aşık olmuştum. Çünda daha önce kimse bana bu kadar yakın değildi ve gerçekten ona aşık olmuştum. Bu aşka rağmen mantığımı kaybetmeyip ısrarlarına rağmen onunla evlenmediğim için hala çok memnunum.
Ondan ayrılmak zor oldu. Bana benim ona bağlandığımdan daha çok bağlanmıştı. Herşeyimi değiştirmek zorunda kaldım, evimi telefon numaramı, tanıdığı arkadaşlarımla bile konuşmaz oldum. Bu tramva onun için çok zor geçti.
Ben kendime duygusuz diyorsam bir bildiğim var işte. Bir erkekten ayrıldığımda salya sümük ağlamıyorum. Bir adamı sevdiğimde herşeyimi onun için feda etmiyorum.
Güzel zaman geçiriyorum yanında olmanın tadını çıkartıyorum ve herşeyi tadında bırakmayı seviyorum.
Şimdilik kazanan benim...
